Çevrimdışı Olmak Fazla Abartılıyor

Eric Barton, BBC Worldwide-America: Capital
Çıktı al

Tweet, saat 21:15’te gönderilmiş ve saatlerce kimse cevap vermemişti.

YouTurn CEO’su Mark Babbitt, tweet’i üç saat sonra gördüğünde hala kimse karşılık vermemişti. Dehşete düşen Babbitt, ekibine hemen “Bunun olmasına nasıl izin verebildik?” diye başlayan bir e-posta gönderdi.

Neyse ki, söz konusu olan büyük bir sorun değil, sadece, öğrenci ve stajyerlere yardım eden bir web sitesi olan YouTurn’e dair teknik bir soruydu. Yine de o anda Babbitt, kendisi ve çalışanları için bir denge noktası belirlemesi gerektiğini fark etti. Ekibini, gece gündüz her dakika müsait olmadıkları için gerçekten azarlayabilir miydi?

Herkesin her zaman çevrimiçi olmasını isteyen patronlardan biri olamam

“O zaman, bunu yapamayacağımı anladım. Herkesin her zaman çevrimiçi olmasını isteyen patronlardan biri olamam,” diyor Babbitt.

Böylece bir “ilk müdahale” programı başlattı. Artık şirketinde, hiç bir gece yarısı tweet’inin veya çevrimiçi müşteri ilişkisinin kaçırılmamasını sağlayan, görüşlere karşılık veren veya e-postaları yanıtlayan, hazırda bekleyen bir çalışanı var.

Bu, bugünün iş gerçekliğine özgün bir yaklaşım. Bir internet kitlesine hizmet eden hiçbir şirket -ve bu, günümüzde neredeyse herkesi kapsıyor- artık geleneksel “dokuzdan beşe” iş günüyle çalışmıyor. Böylece iş ve hayatın geri kalanı arasındaki çizgi her zamankinden daha belirsiz bir hale geliyor.

Bunun yöneticiler için anlamı, çalışanlarından düzenli mesailerinin dışında çalışmalarını nasıl isteyeceklerini bulmak. Bu, onların kişisel zamanlarına saygı duymak ve işlerin tamamlanması arasında bir denge. Ve ister inanın ister inanmayın, bazen de onlardan daha fazla çalışma zamanı isteyerek çalışanlarınıza değer verdiğinizi bilmelerini sağlamak.

Teknolojiyle büyümek

Şirketlere web abonelik hizmetleri kurmalarına yardım eden San Francisco teknoloji şirketi Zuora’nın kurucusu ve CEO’su olan Tien Tzuo “Bu oldukça yeni değişikliğe bizi milenyum jenerasyonu getirdi,” diyor. Milenyum jenerasyonu çalışmaya başladığı zaman iş ve ev için ayrı telefonları yoktu, gelen kutularında kişisel ve iş e-postaları bulunuyordu; arkadaş ve müşterileriyle temasa geçmek için sosyal ağları kullanmaya meyilliydiler. Onlar için iş ve hayat birlikte tek bir girişimdi.

“Bu, böyle olmalı,” diyor Tzuo. “Bunu, eski kuralların yıkılması olarak görmüyorum, milenyum jenerasyonunun, doğal bir şekilde nasıl çalışmamız gerektiğini ortaya çıkardığını düşünüyorum,” diye ekliyor. Tzuo, personeli hakkında konuşurken Voltaire’den şu alıntıyı yapıyor: “Çalışmak bizi şu üç beladan kurtarır: can sıkıntısı, kötü alışkanlıklar ve yoksulluk.”

Milenyum jenerasyonunu, doğal bir şekilde nasıl çalışmamız gerektiğini ortaya çıkardı

Buna göre Tzuo, ofisinde günün aşağı yukarı tüm saatlerinde çalışanlarının messenger, e-posta veya SMS’le erişilebilir olmasını bekliyor. Ertesi günkü bir sunumu düzenlemek için gece saat 22:00’de bulut tabanlı bir belgeye giriş yaptığı zaman, genellikle bir kaç çalışanın daha sistemde bulunduğunu görüyor.

Tzuo bazılarının, bunu çalışanlarından çok fazla talepte bulunmak olarak göreceğini biliyor. Araştırmalar, sağlıklı bir iş-hayat dengesinin üretkenliği arttırdığını gösteriyor, ancak Tzuo bugünlerde birçok endüstrinin bu lükse sahip olmadığını savunuyor.

Öte yandan Tzuo, aslında her saat hazırda bekliyor olmanın, geleneksel anlamdaki bir iş gününde çalışanların kişisel zaman yaratmalarına olanak tanıması gerektiğini söylüyor. Bu yüzden Tzuo, kaytarmak konusunda -tıpkı bir kaç ay önce, 7 yaşındaki kızını diş çektirmek için dişçiye götürdüğünde olduğu gibi- kendisini kötü hissetmiyor.

Çalışanlarınızın… Bazen ortadan kaybolmak isteyecek insanlar olmaları konusunda hassas davranmalısınız

“Zamanla, bu tür anlardan istifade etmek isteyeceksiniz. Çalışanlarınızın da bu tür anlardan istifade etmek istemeleri konusunda anlayışlı olmalısınız,” diyor Tzuo. “Çalışanlarınızın, bazen geceleri ve hafta sonları müsait olan ama bazen de ortadan kaybolmak isteyecek insanlar olmaları konusunda hassas olmalısınız.”

24 saatlik iş günü

Çalışanların her gün bütün gün müsait olmalarını istemek, çabucak tükenebilecekleri korkusunu beraberinde getiriyor. Bununla birlikte, para aktarma servisi TransferWise’ın genel müdürü Joe Cross, bunu önlemenin bir yolu olduğunu söylüyor.

Bu 7/24 çalışma döngüsünün çaresi, çalışanların şirket misyonunu benimsemelerini sağlamaktan geçiyor. Cross’a göre artık mevki ve maaş yeterli değil çünkü artık çalışanlar, iyi bir şey yaptıklarını hissetmek istiyor.

Mevki ve maaş artık yeterli değil

Cross, “Çalışanların her saat e-postayla erişilebilir olup olmamaları gerektiği endişesi, çalışanlar işe inandığı zaman yok oluyor,” diyor. “Eğer arkasında durabilecekleri bir misyon varsa, her zaman çalışıyor olmak isteyeceklerdir.”

Estonya’da kurulan TransferWise’da Cross, şirketin Avrupa’dan, kendi şehri Londra’ya ve sonra da ABD’ye açılımını yönetmiş. Bu kadar farklı saat dilimlerine yayılan bir şirket yönetmek Cross’a göre, geleneksel anlamdaki iş saatlerinin artması anlamına gelmiş. Daha sonra şirketin Avustralya’ya geçmesiyle artık iş günü bitmiyor. Ofiste herkes mesajlaşma hizmeti Slack’in başında. Çoğunlukla Cross, gece yatmaya gitmeden önce “iyi geceler” diye mesajlar alıyor ve gönderiyor.

Bundan anlaşılıyor ki, bir çalışan, dokuzdan beşe çalışma saatleri dışında bir şey yapamayacağını söyleyince patronların anlayışlı olması gerekiyor, diyor Cross. Bir keresinde kendisini, sol eliyle bir e-posta yazarken diğer eliyle tuttuğu “Chocolate Moose for Greedy Goose” kitabını da kızına okurken bulmuş.  Cross, “Bu, çizginin aşılmış olabileceği ve artık biraz geri adım atmam gerektiği konusunda bana gerçekten bir farkındalık getirdi,” diyor. Artık gerçekten çevrimdışı olacağım ve çalışanlarımın da bunu yapmaya ihtiyaçları varsa artık anlıyorum.”

Çevrimdışı olmak uygun olmadığında

“Özellikle genç çalışanlar için çevrimdışı olmak her zaman iyi bir şey olarak görülmüyor,” diyor “A World Gone Social” kitabının yardımcı yazarı Babbitt. Milenyum jenerasyonu, barda otururken cevap vermesi gereken önemli bir e-postası olmayan veya patrondan gelen SMS’lere hiç cevap vermeyen tek kişi olmak istemiyor.

Milenyum jenerasyonu, barda otururken cevap vermesi gereken önemli bir e-postası olmayan tek kişi olmak istemiyor

“Talep edilmeyen tek kişi kendileriyse, bir şeyleri kaçırıyor olma korkusuna, belki de değer görmüyor oldukları hissine kapılıyorlar,” diyor Babbitt.

Öte yandan Babbitt’e göre yöneticiler, iyi birer akıl hocası da olmalı ve bu, çalışanları, erişilebilir olmayacakları zamanlar konusunda bazı sınırlar koymaya cesaretlendirmek anlamına da geliyor.

Babbitt, bir kişiyi geç saatteki web sorunları için hazır bekleten bir “ilk müdahale” planı ortaya atmış. Bu plan sayesinde, geç saatlerde ekibini azarlayan e-postalar göndermesine gerek kalmamış. “Artık, çoğu şeyin eleştirilere bağlı olduğu bir onay ekonomisinde yaşıyoruz,“ diyor Babbitt. Bu, kısa sürede cevap vermek anlamına geliyor.

Diğer yandan bu, bir yönetici olarak sizin de çalışanlarınızdan eleştiri alacağınız anlamına geliyor.

“Çalışanlarımızı sosyal ağlarda ‘arkadaş’ olarak ekleyip eklememek konusunda düşünürdük,” diyor Babbitt.

Artık o günler geride kaldı çünkü yöneticiler de kendilerine rapor veren kişilerden gelecek olumlu eleştirilere ihtiyaç duyuyor. Ve bu, ekibinizin 24 saatlik iş gününü baskıcı olmadan nasıl yöneteceğinizi bilmeniz anlamına geliyor.

 

Bu makale, BBC Worldwide-America: Capital’dan Eric Barton tarafından yazılmış, NewsCred yayınevi ağı tarafından yasal olarak lisanslanmıştır.

Κάνε εγγραφή τώρα, για περισσότερες πληροφορίες σχετικά με τα προγράμματα σπουδών του University of Europe Laureate Digital. Γίνε μέλος του παγκόσμιου δικτύου μας.

  • Çıktı al

    Makaleleri Filtreleyin

    Bulun
    Caesar's statue

    MBA Programlarının Geçmişi, Bugünü ve Geleceği

    Profesyonel Gelişim
    E-Learning Work life balance

    İş/Yaşam Dengesinde E-Öğrenimin Faydaları

    Kişisel Gelişim

    Makaleleri Filtreleyin

    Bulun

    Spotlight

    NETWORK KURMA

    Öğrenme aşamasında size yol gösterecek ve yardım edecek birini mi arıyorsunuz? İletişim ağımıza bir göz atın!

    İletişime geçin
    Özel partnerlerimiz

    Avrupa'nın pek çok yerindeki kardeş üniversitelerimizi yakından tanıyın

    Daha fazla bilgi edinin
    PROGRAMLARIMIZ

    Tüm temel dillerde sunulan, iş dünyasından sağlığa farklı çalışma alanlarımızdaki derecelerimizi keşfedin

    Daha fazla bilgi edinin
    YETENEK DEĞERLENDİRMELERİ

    Kendinizi, güçlü ve zayıf yanlarınızı tanımak için yetenek değerlendirme testlerimizi uygulayın (bu bölüm yalnızca İngilizcedir)

    Testi uygulayın